Yazar arşivleri: Onur Bülbül

Çöplük

Çöplük / Carolina Maria de Jesus
Temmuz 2017

Neşriyat: Nil Yayınevi
Tab tarihi: 1965 8. Baskı
Asıl ismi: Favela

Dünyada böyle yerlerin, böyle hayatların varlığına inanmak istemiyorum. Carolina’nın sokakta karşılaştığı hemşehrileri de istemiyormuş. Fakat bu açlık ve sefalete ancak insanların gözüne böyle çarpıcı bir şekilde sokulduğunda bir çözüm kapısı aralanabilir.

Carolina’yı anlamak kolay değil. Neticede Brezilya’nın varoşlarıyla Türkiyeninkiler eminim çok farklıdır. Türkiyedekileri bile etraflıca bilme imkanım yokken orayı anlamam oldukça imkansız gelebilir. Mesela varoşta yaşayan açlık çeken ve çöp toplayarak hayatta kalmaya çalışan Carolina radyoda valsler dinliyor. Evde çocuklarıyla dans ediyor. Kitap, gazete okumakla kalmıyor bir de yazıyor. Brezilya’yı iyi bilen biriyle bunları konuşmak isterdim.

Onur BÜLBÜL

“Beşte kalktım. Serçeler sabah senfonisine başlamışlardı bile. Kuşlar bizden mutludurlar herhalde. Belki de aralarında eşitlik ve sevgi vardır. Kuşlar dünyası gecekondular dünyasından daha iyi olmalı. Bizim dünyamızda yattığımız zaman midemizin kazıntısından uyku tutmaz. Onların böyle bir derdi yoktur zannederim.” Sahife 57. 

Reklamlar

İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları

İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları / Celal Üster
Temmuz 2017

Neşriyat: İş Bankası
Tab tarihi: 2017
İlk Tab’ı: 2013
Hazırlayan: Celal Üster

Bu kitap hakkında ne yazacağımı bilemiyorum. Daha fazlasını ümit ediyordum deyip bırakabilirim. Yazarlar arasında Steinbeck’in olmaması büyük noksan.

Mütercim Celal Üster’in tercümelerini beğenirim ama sanki bu hikayeler biraz aceleye gelmiş veya daha kötü bir ihtimalle özenilmemiş. Bir de seçkiye Virginia Woolf’un Perili Ev diye bir hikayesi alınmış ki evlerden ırak.

Onur BÜLBÜL

La Maison vide

 

La Maison vide / Arthur Conan Doyle
Temmuz 2017

Neşriyat: Gallimard
Tab tarihi: 2015
Mütercim: Alain Jumeau
Asıl İsmi: The Empty House

Polisiye nev’i hakkında pek malumatım yok. Sherlock Holmes dışında da polisiye okumadım ama okudukça daha çok seviyorum bu nev’i. Gallimard Folio bu kitaba Sherlock Holmes hikayelerinden iki tanesini almış. Fırsatım olursa Gallimard’ın Sherlock Holmes serisini tamamlayacağım.

Onur BÜLBÜL

Dönemeçte

Dönemeçte / Tarık Buğra
Haziran 2017

Neşriyat: İletişim
Tab tarihi: 2016
İlk tab’ı: Ötüken 1980

Tarık Buğra Türkiye’nin bir dönemecini anlatıyor bu romanda. Demokrat Parti’nin kurulduğu yıllarda bir Anadolu kasabası üzerinden Türkiye’nin portresini çiziyor. Bunu yaparken de hem hükumetin hem de Demokrat Parti’nin en kokuşmuş taraflarını tasvir etmekten çekinmiyor.

Yağmur Beklerken romanını düşündüğümde çok zayıf kalıyor bu roman. Kırk, elli sayfa psikolojik bir aşk romanı okurken birden siyasi hayatın içinde buluyorsunuz kendinizi. Dili güzel, akıcı bir roman ama roman sanatı açısından başarılı bulmadım.

“Ve dehşete kapılarak inanmak zorunda kalıyordu ki, Türkiye Tanzimat’tan bu yana, hattâ daha da öncelerinden beri kendi insanlarını bozmaya, yozlaştırmaya yönelmiş sanılacak kadar yanlış bir eğitim içersindedir; yüz şu kadar yıldan beri Türkiye’nin insanları öz Devlet’lerince hırpalanmakta, ezilmekte, eciş bücüş edilmektedir.” Sahife 202. 

Onur BÜLBÜL

Le Meurtre

Le Meurtre / John Steinbeck
Haziran 2017

Neşiryat: Gallimard Folio
Tab’ tarihi: 2015
İlk tab’ı: 1938
Mütercimler: Marcel Duhamel ve Max Moris

Folio, The Long Valley eserindeki kısa hikayelerden dört tanesini derlemiş. Çok da iyi yapmış. Steinbeck gibi büyük bir edebiyat adamını Fransızca okumak da Türkçe olkumak kadar güzel oldu.

Le Serpent (Yılan) hikayesini okurken daha evvel okuduğum hissine kapıldım. Sonra Türkçe Steinbeck kitaplarımı karıştırıp gördüm ki buradaki dört hikayesinden ikisini üç sene evvel okumuşum.

Ençok Yılan ve Kaçış hikayelerini beğendim. Kaçış’ı Türkçe okumamıştım. Yakın zamanda okuyayım.

Onur BÜLBÜL

Bel-Ami

Bel-Ami / Guy de Maupassant
Mayıs 2017

Neşriyat: Un œuvre du domaine public
İlk tab’ı: 1885

Bu roman, baştan sona, şöyle adam akıllı okuyup bitirdiğim ilk Fransızca roman oldu. Okuması kolaydır diye almıştım bu kitabı ama bu kadar boş bir roman olduğunu bilseydim hiç başlamazdım.

Dönemin gazetecilik hayatını anlattığı kısımlar aslında hoşuma gitmişti ama o kısımlar meğer devede kulakmış.

Kitabı böyle tenkit ederken haksızlık yapmak istemiyorum. Yazıldığı tarihlerde eminim insanlar zevkle okumuşlardır. O zamanlarda yaşasam ben de öyle okurdum. Ama bu pembe dizi tadındaki roman ile zamanımızda eğlenmek mümkün değil.

Onur BÜLBÜL

Paris ve Londra’da Beş Parasız

img_5643Paris ve Londra’da Beş Parasız / George Orwell
Ekim 2016

Neşriyât: Can
Tab’ tarihi: 2015
İlk tab’ı: 1933
Mütercim: Berrak Göçer
Esas ismi: Down and Out in Paris and London

Son zamanlar bu kadar keyif alarak bir roman okumamıştım. George Orwell’e duyduğum merakım bu kitapla biraz daha arttı.

İnsan burada okuduklarının gerçek olduğunu düşündükçe kapitalizme ve burjuvaziye diş biliyor. Zaten George Orwell’in de yapmaya çalıştığı bu.

Kitabı Türkçeye Berrak Göçer tercüme etmiş. Kendisini tanımıyorum ama çok başarılı bir tercüme olmuş.

“Asıl soru şu: Bu kölelik neden devam ediyor? İnsanlar, tüm işlerin mantıklı bir amaca hizmet etmek adına yapıldığına gözü kapalı inanıyorlar. Başkalarının hoş olmayan bir iş yaptığını görünce, bu işin gerekli olduğunu söyleyerek her şeyi çözdüklerini sanıyorlar. Söz gelimi kömür madenciliği zor bir iş ama gereklidir, kömüre ihtiyacımız var. Lağımda çalışmak tatsız bir iş ama birilerinin lağımda çalışması lazım. Plongeur’lerin [bulaşıkçıların] işi için de benzer bir durum geçerli. Birtakım insanların lokantalarda beslenmesi lazım, bu yüzden de birileri haftada seksen saat bulaşıkları temizlemeli. Bu medeniyetin bir gereğidir, dolayısıyla sorgulanamaz. Bu noktayı ele almalıyız.” Sahife 137.

Onur BÜLBÜL